Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan ve merakla beklenen "Arı Zehrinin Toplanmasına İlişkin Yönetmelik", nihayet Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu önemli adım, bal arılarından elde edilen ham arı zehrinin üretim sürecini hem daha güvenli hem de daha şeffaf hale getirmeyi hedefliyor. Yönetmelik, mevcut durumda belirsizlik barındıran bir alana yasal bir çerçeve kazandırarak, üreticilere ve sektöre yönelik net kurallar belirliyor.
Yeni düzenlemeler kapsamında, arı zehri toplama faaliyetleri yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan gerekli izinleri almış işletmeler tarafından, sözleşmeli üretim modeliyle gerçekleştirilebilecek. Arı zehri elde etmek isteyen üreticilerin, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Arıcılık Kayıt Sistemi'ne (AKS) kayıtlı olmaları ve ayrıca Bakanlık tarafından verilen Arı Zehri Toplama Sertifikası'na sahip bulunmaları zorunlu hale getirildi. Bu sertifika, üreticilerin belirli eğitimleri başarıyla tamamladıklarını gösteriyor.
Arı zehri toplamak isteyen üreticilere yönelik zorunlu eğitimler de yönetmeliğin önemli bir parçasını oluşturuyor. En az iki gün sürecek uygulamalı eğitimlerde, üreticilere hem iş sağlığı ve güvenliği hem de ilk yardım konularında bilgi verilecek. Bu eğitimleri başarıyla tamamlayanlar, Bakanlık onaylı sertifika ile yetkilendirilecek. Arı zehrinin toplanmasında kullanılacak aparatlar da özel olarak tanımlanmış; bu aparatların arılara zarar vermeyecek elektrikli sistemler olması gerekiyor. Ayrıca, aynı kovandan çok kısa aralıklarla zehir toplanamayacak ve toplama aparatının kovanda kalma süresi de sınırlandırıldı. Toplanan arı zehrinin muhafazası ve saklanması için ise hava ve nem geçirmeyen amber renkli şişeler ve eksi 18 derecedeki soğuk zincir şartları ön görülüyor.
Yönetmelik, hem üreticilerin hem de arıların sağlığını korumaya yönelik ek tedbirleri de içeriyor. Arı zehri toplayan kişilerin maske, koruyucu gözlük, cerrahi eldiven, bone ve önlük gibi kişisel koruyucu ekipmanları eksiksiz kullanması zorunlu kılındı. Arılıklarda olası alerjik reaksiyonlara karşı acil durum müdahalesi için gerekli ilaçların ve temiz suyun bulundurulması da şart koşuldu. Arı sağlığını tehdit edebilecek, sistemik etkili ve kalıntı bırakabilecek ilaçların kullanımına kısıtlama getirilirken, arı zehrine herhangi bir katkı maddesi eklenmesi de kesinlikle yasaklandı. Bu düzenlemeler, elde edilen arı zehrinin hem kalitesini hem de güvenliğini artırmayı amaçlıyor.
Elde edilen ham arı zehrinin kullanım alanına ilişkin de dikkat çekici bir kural getirildi. Buna göre, üretilen ham arı zehri gıda sanayiinde kullanılamayacak. Arı zehri üretiminin, yalnızca Bakanlık kayıtlarına alınmış ve ilgili mevzuata uygun faaliyet gösteren işletmelerde gerçekleştirilebileceği vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler ve işletmeler üzerinde gerekli gördüğü durumlarda denetim yapma yetkisine sahip olacak. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında ise 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırımlar uygulanacak. Bu yönetmelik, Türkiye'de arı zehri üretiminin standardize edilerek uluslararası standartlara uyumunu sağlaması açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: IGFA
İlk yorumu siz yapın.