Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının yaygınlaştığı bu dönemde, göz sağlığını korumanın önemi bir kez daha ön plana çıkıyor. Uzmanlar, güneş gözlüklerinin sadece bir aksesuar olmanın ötesinde, gözleri zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan kritik bir sağlık gereci olduğunu hatırlatıyor. Yeterli UV koruması bulunmayan kalitesiz ürünlerin, uzun vadede katarakt, kornea hasarları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi göz problemlerine zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

Güneşin yaydığı UV ışınlarının göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, gözlerin bu zararlı ışınlara karşı korunmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Özdemir, "Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir. " ifadelerini kullandı.
Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gereken temel unsurlardan birinin, ürünün UV koruma özelliğine sahip olması olduğunu belirten Dr. Özdemir, camın koyu renginin tek başına yeterli korumayı sağlamadığını söyledi. En önemli kriterin, gözlüğün UV400 koruması sunması olduğunu vurgulayan Özdemir, "UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir. " diye konuştu.
Toplumda yaygın bir yanılgının da koyu renkli camların daha fazla koruma sağladığı düşüncesi olduğunu dile getiren Dr. Özdemir, UV filtresi bulunmayan koyu camların, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabileceğini açıkladı. Koyu camlar nedeniyle göz bebeğinin büyümesi ve içeriye daha fazla ışık girmesi durumunda, yetersiz UV koruması olan bir gözlüğün daha fazla zararlı ışına maruz kalmaya neden olabileceğini belirtti. Bu nedenle seçim yaparken camın renginden ziyade UV koruma özelliğine odaklanılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Güneş gözlüklerinin ışık geçirgenliklerine göre kategori 0'dan 4'e kadar sınıflandırıldığını hatırlatan Dr. Özdemir, kategori 3 camların yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçenek olduğunu ifade etti. Ancak, kategori 4 camların araç kullanımı sırasında görüşü olumsuz etkileyebileceği ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, çerçeve yapısının da göz çevresini mümkün olduğunca kapatması ve yüze tam uyum sağlaması gerektiğini, büyük çerçeveli ve bombeli tasarımların ek koruma sağladığını belirtti. Güvenilir satış noktalarından, optisyenlik müesseseleri gibi denetlenen yerlerden alışveriş yapmanın ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamanın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Çocukların göz yapılarının UV ışınlarına karşı daha hassas olması nedeniyle, onlar için seçilecek gözlüklerde de UV400 koruması, CE işareti ve kırılmaya dayanıklı malzeme gibi özelliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: IGFA
İlk yorumu siz yapın.