Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan güneşlenme süreleri, cilt sağlığı açısından önemli riskler barındırıyor.
Güneş ışınlarının vücut için D vitamini üretimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve ruh sağlığına olumlu etkileri bulunsa da, bilinçsiz ve aşırı maruziyet, erken yaşlanma belirtilerinden cilt kanserine kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneşin faydalarının yanında taşıdığı risklere dikkat çekerek, özellikle açık tenli, çilli ve açık renk gözlü kişilerin güneşin zararlı etkilerine karşı daha hassas olduğunu belirtti.
Güneş yanıkları, ciltte kızarıklık ve kabarcıklanmanın yanı sıra, kuruluk, kalıcı lekelenmeler ve kırışıklık gibi estetik ve sağlık sorunları da görülebiliyor.
Dr. Ağırgöl, geçmişte daha çok ileri yaşlarda rastlanan cilt kanseri vakalarının, ozon tabakasındaki incelme gibi çevresel faktörler nedeniyle günümüzde 30'lu yaşlardaki bireylerde dahi daha sık görüldüğüne dikkat çekti.

Güneşin en dik ve zararlı ışınlarını yaydığı 10.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarıda geçirilen sürenin en aza indirilmesi öneriliyor.
Bu saatlerde dışarıda bulunmak zorunda kalındığında ise geniş kenarlı şapkalar, UV filtreli güneş gözlükleri ve gölgelik alanların tercih edilmesi hayati önem taşıyor.
Güneş koruyucu ürünlerin kullanımının sadece tatil günleriyle sınırlı kalmaması, günlük yaşamın her anında sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Ağırgöl, en az SPF 30 faktörlü ürünlerin kullanılmasını tavsiye etti.
Güneş koruyucuların dışarı çıkmadan 15 ila 30 dakika önce cilde uygulanması ve gün içinde etkisini yitirmemesi için düzenli olarak yenilenmesi gerektiği ifade edildi.
Güneş koruyucuların etkinliğinin devamlılığı için yaklaşık her iki saatte bir tekrar uygulanması büyük önem taşıyor.
Yoğun terleme, yüzme veya havluyla kurulama gibi durumlarda ise koruyucunun etkisinin azalması nedeniyle beklemeden yeniden sürülmesi gerekmektedir.
Gölgede bulunmanın veya bulutlu havaların güneşe karşı tam bir koruma sağlamadığına dikkat çeken uzmanlar, kum, su ve beton gibi yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaşmasına neden olabildiğini belirtiyor.
Bu nedenle, hava kapalı olsa dahi güneş koruyucu kullanımına devam edilmesi tavsiye ediliyor.
Geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu, ince kumaşlı giysiler, güneşin zararlı ışınlarına karşı ek bir bariyer oluşturuyor.
Yaz aylarında yeterli miktarda su tüketimi ise cildin nem dengesini koruyarak doğal savunma mekanizmasını güçlendiriyor.
Güneş koruyucuların fayda sağlayabilmesi için cilde yeterli miktarda uygulanması gerekiyor.
Yüz ve boyun gibi hassas bölgeler için yaklaşık bir tatlı kaşığı veya iki parmak kuralının uygulanması öneriliyor.
Ayrıca, kulak arkası, dudaklar ve ayak üstü gibi unutulmaya müsait bölgelerin de güneş koruyucu ile korunması gerektiği vurgulandı.
Kaynak: IGF Haber
İlk yorumu siz yapın.