İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara'da çeşitli gazete ve televizyon kanallarının temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve ittifakın geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Duran, 1949'dan bu yana varlığını sürdüren NATO'nun, değişen tehditlere adapte olma becerisi sayesinde gücünü koruduğunu ifade etti.
NATO'nun Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı bir savunma kalkanı oluşturduğunu hatırlatan Duran, zamanla Balkanlar, terörle mücadele ve barışı koruma operasyonları gibi farklı alanlarda da rol aldığını belirtti.
Günümüzde ise güvenlik kavramının siber saldırılar, enerji güvenliği, dezenformasyon ve kritik altyapıların korunması gibi daha geniş bir yelpazeyi kapsadığını vurguladı.
Türkiye'nin NATO'ya 1952'de katıldığında daha çok güneydoğu kanadını güvence altına alan bir ülke olarak görüldüğünü ancak bu algının değiştiğini dile getiren Duran, "Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, ittifakı ilgilendiren hemen her konuda merkezi konumda bulunan bir müttefiktir" dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze'deki gelişmeler ve ABD-İran gerilimi gibi krizlerde Türkiye'nin tansiyonu düşürme ve diplomasiye alan açma rolünün öne çıktığını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin bölgesel ve küresel sorunların çözümünde aktif bir rol üstlendiğini belirten Duran, ülkenin güvenlikten insani yardıma kadar pek çok alanda sorumluluk alan, etkili bir aktör konumuna geldiğini söyledi. "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak ön plana çıkmakta ve bir ‘Türkiye ekseni’ inşa etmektedir" diyen Duran, bu durumun ülkenin diplomatik ağırlığını da artırdığını belirtti.
2026 yılında Ankara'da düzenlenecek 36.
NATO Zirvesi'nin, hem ittifakın geleceği hem de küresel güvenlik mimarisi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Duran, zirvenin Türkiye'nin diplomatik ağırlığını uluslararası kamuoyuna göstereceğini ifade etti.
Duran, zirvenin sadece bir ev sahipliği organizasyonu olmayacağını, aynı zamanda Türkiye'nin savunma sanayisi kapasitesini, kriz yönetimi becerisini ve liderlik diplomasisini sergileyeceği önemli bir platform olacağını belirtti.
NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama hedefiyle "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni bir yapılanma sürecine girdiğini anlatan Duran, bu yeni konseptin daha güçlü, daha yetenekli ve yük paylaşımının daha adil olduğu bir ittifak yapısını öngördüğünü söyledi.
Türkiye'nin savunma harcamalarında yüzde 3,5+1,5 hedefini 2030 yılı sonuna kadar tamamlama gayretinde olduğunu ve bu yaklaşımın NATO tarafından desteklendiğini kaydetti.
Türk savunma sanayisinin, Türkiye'nin stratejik bağımsızlığı kadar NATO'nun genel caydırıcılık kapasitesi için de önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Duran, gelecekte ittifakın sadece asker sayısına değil, üretim kapasitesi ve teknolojik esnekliğe de ihtiyaç duyacağını belirtti.
Savunma sanayiinde Türkiye'ye yönelik kısıtlamaların, NATO'nun toplam savunma kapasitesini olumsuz etkilediğini de sözlerine ekledi.
İletişim Başkanı Duran, ayrıca NATO programlarında bir ilke imza atılacağını duyurdu.
Bugüne kadar yan etkinlik olarak düzenlenen Savunma Sanayi Forumu'nun, 2026 Ankara NATO Zirvesi'nin resmî programına dahil edileceğini açıkladı.
Bunun yanı sıra, 2004 yılında İstanbul'da başlatılan İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin katılımıyla NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın da gerçekleştirileceğini bildirdi.
Duran, Türkiye'nin bu yıl ve önümüzdeki dönemde ev sahipliği yapacağı uluslararası organizasyonlara değinerek, İstanbul'da NATO Parlamenterler Zirvesi, Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi, Antalya'da ise Uluslararası Uzay Kongresi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı gibi önemli etkinliklerin düzenleneceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: IGF Haber
İlk yorumu siz yapın.