İzmir'in altyapısını ayakta tutmak için gece gündüz demeden çalışan İZSU personeli, Babalar Günü vesilesiyle görevlerinin aile yaşamları üzerindeki etkilerini ve fedakarlıklarını paylaştı.
Kentin günlük yaşamının kesintisiz devam etmesi için su hatlarındaki arızalardan sel ve yangın bölgelerindeki çalışmalara, acil durum çağrılarına kadar birçok alanda görev başında olan bu fedakâr babalar, hem topluma hizmet ediyor hem de çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakmak için mücadele ediyor.
İZSU Araç Bakım Şubesi'nde 19 yıldır görev yapan 54 yaşındaki Erdal Kazık, kamu hizmetinde çalışmanın zaman kavramını ortadan kaldırdığını vurguladı.
İkiz kızları ve bir oğlu bulunan Kazık, acil durumlarda mesai saatlerinin dışına çıkarak görev başında kalmak zorunda kaldıklarını, bu durumun aileleriyle geçirecekleri zamandan fedakarlık anlamına geldiğini ifade etti.
Kazık, "Bazen çocuklarımızla geçirmek istediğimiz zamanı işimize ayırmak zorunda kalıyoruz. Ancak yaptığımız her işin onların geleceğine katkı sunduğunu biliyoruz," diyerek, araç tamirciliği gibi dikkat ve sorumluluk gerektiren bir alanda hem kendi çocuklarına hem de genç çalışma arkadaşlarına rehberlik etmeye çalıştığını belirtti.
22 yıllık İZSU kariyerinde operatörlükten ağır vasıta şoförlüğüne kadar pek çok görevde bulunan ve şimdi İZSU Araç Sevk Amiri olarak onlarca personelin koordinasyonundan sorumlu Mustafa İnkaya ise, özellikle afet dönemlerinde görevlerinin ağırlaştığını dile getirdi.
Hatay depreminde 11 gün boyunca bölgede kaldığını ve sonrasında da birçok kez gidip geldiğini anlatan İnkaya, "Çocuklarımızla yiyeceğimiz bir akşam yemeği bile çok kıymetli. Ama görev bizi bazen kilometrelerce uzağa götürüyor. Bizim işimizde mesainin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belli olmuyor. Kamu hizmeti anlayışıyla görevimizi yerine getirmek zorundayız," dedi.

İnkaya, deprem bölgesinden döndükten sonra çocuklarıyla bağlarının daha da güçlendiğini ve çocuklarının kendileriyle gurur duymasının tüm yorgunluklarını unutturduğunu sözlerine ekledi.
Her iki baba da, çocuklarının zaman zaman iş yerlerine gelip yaptıkları işi merakla izlediğini belirterek, gençlerin mutlaka bir meslek sahibi olmaları gerektiğini vurguladı.
Kazık, oğlunun tamircilik mesleğine ilgisinden bahsederken, "Meslek zorlamayla olmaz. İnsan yaptığı işi severek yapmalı ama mutlaka bir meslek sahibi olmalı," tavsiyesinde bulundu.
İnkaya ise, toplumun her meslek grubuna ihtiyaç duyduğunu ve önemli olanın işini severek yapmak ve topluma faydalı olmak olduğunu ifade etti.
Babalar Günü dolayısıyla çocuklarına vermek istedikleri en değerli mirası dürüstlük, çalışkanlık ve sorumluluk duygusu olarak açıklayan çalışanlar, çocuklarının kendilerini örnek almasını, çalışmanın ve emek vermenin değerini bilmelerini arzu ettiklerini söylediler.
İnkaya, çocuklarına her zaman doğruluğu, dürüstlüğü ve insanlara faydalı birey olmayı öğütlediğini, vatana ve millete faydalı insanlar olmalarını istediğini belirtti.

Kentin yaşamının kesintisiz sürmesi için yıllardır görev yapan bu iki baba için Babalar Günü'nün anlamı, çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakabilmek ve onların gözlerindeki gururu görebilmek olarak özetlendi.
Kaynak: IGF Haber
İlk yorumu siz yapın.