Görsel İletişim Semineri: "İletişimin Yüzde 70'i Görsellerle Gerçekleşiyor"

Üsküdar Üniversitesi'nin düzenlediği "Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak" semineri, görsel iletişimin günümüzdeki önemini vurguladı. Prof. Dr. And Algül, iletişimin yaklaşık yüzde 70'inin görseller aracılığıyla gerçekleştiğini belirterek, görsel okuryazarlığın artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Seminerde UNICEF ve WWF gibi kurumların kampanyaları da örnek olarak incelendi.
Görsel İletişim Semineri: "İletişimin Yüzde 70'i Görsellerle Gerçekleşiyor"

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu doğrultusunda organize ettiği "Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri" kapsamında "Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak" başlıklı çevrimiçi etkinlik yoğun ilgi gördü.

Seminere konuşmacı olarak katılan Üsküdar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, günümüz toplumunda görsel iletişimin giderek artan etkisine dikkat çekti.

Algül, görsellerin sadece estetik unsurlar olmanın ötesinde, aynı zamanda güçlü anlamlar üreten araçlar olduğunu vurguladı.

"Görsel Okuryazarlık Artık Bir Zorunluluk"

İletişimin önemli bir kısmının görsel kanallar üzerinden gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Algül, "Günümüzde iletişimin yaklaşık yüzde 70'i görseller aracılığıyla kuruluyor. Sosyal medya, reklamcılık ve sivil toplum kampanyaları bu alanda en yoğun kullanılan mecralar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bireylerin sadece okuryazar değil, aynı zamanda görsel okuryazar olmaları gerekmektedir," şeklinde konuştu.

Seminerde görsel iletişimi Roland Barthes, Marshall McLuhan ve Stuart Hall gibi düşünürlerin kuramsal yaklaşımları çerçevesinde değerlendiren Algül, dijital medyadaki reklam anlayışının önemli ölçüde değiştiğini ifade etti.

Sosyal medya platformlarındaki reklamların artık doğrudan reklam formatında sunulmadığını belirten Algül, "Bir ürün veya marka, günlük yaşamın doğal bir parçası gibi sunuluyor. Bu sayede reklam görünmez hale geliyor ancak etkisini sürdürmeye devam ediyor," dedi.

Algül, aynı görsel içeriğin farklı mecralarda farklı anlamlar üretebildiğini de dile getirerek, televizyon ile sosyal medya arasındaki temel farkın etkileşim olduğunu söyledi.

UNICEF ve WWF Kampanyaları Görsel İletişim Açısından Değerlendirildi

Seminerde UNICEF ve WWF'in yürüttüğü farkındalık kampanyaları da görsel iletişim perspektifinden ele alındı.

Prof. Dr. Algül, minimalist tasarım anlayışının, görsel metaforların, boşluk kullanımının ve sınırlı renk paletlerinin toplumsal mesajların etkisini artırdığını belirtti.

WWF'in panda logosunu örnek gösteren Algül, logonun sadece bir hayvan figürü olmadığını, "Panda figürü masumiyet ve korunma ihtiyacını temsil ederken, daha derin anlamda doğayı korumanın insani bir sorumluluk olduğu mesajını taşıyor," değerlendirmesini yaptı.

"Tasarım Süslemek İçin Değil, Farkındalık Yaratmak İçin Vardır"

Görsel iletişimin estetik kaygıların ötesinde etik ve toplumsal bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Algül, "Tasarım yalnızca süslemek için değil, farkındalık yaratmak için vardır," dedi.

Çevre temalı afişlerde kullanılan görsel mitlerin insan kaynaklı çevre sorunlarına dikkat çektiğini belirten Algül, eriyen hayvan figürleri, yok olan ormanlar ve insan-doğa karşıtlığı üzerinden izleyicide sorumluluk ve empati duygularının harekete geçirildiğini ifade etti.

Kodlama-kod çözümleme modeli üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Algül, görsel mesajların tek bir anlam üretmediğini ve aynı mesajın farklı bireyler tarafından farklı şekillerde yorumlanabileceğine dikkat çekti.

Kaynak: IGF Haber

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.