Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğ ile yurt dışındaki varlıkların Türkiye ekonomisine entegrasyonu için önemli bir adım atıldı. 7582 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan "Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)", yurt dışında bulunan varlıkların beyan edilmesi ve kayıt dışı varlıkların sisteme dahil edilmesi için usul ve esasları belirliyor. Bu düzenleme, ekonomi için yeni kaynaklar yaratmayı hedefliyor.
Vatandaşlar ve şirketler, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar sahip oldukları yurt dışı varlıklarını Türkiye'deki finans kuruluşlarına bildirme hakkına sahip olacak. Bu kapsamda bildirim yapılabilecek varlıklar arasında para, altın, döviz, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları bulunuyor. Bildirim sürecinin ardından, beyan edilen varlıkların en geç iki ay içinde Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ve aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi zorunlu hale geliyor. Aynı şekilde, yurt içinde bulunup resmi kayıtlarda yer almayan varlıklar da aynı süre zarfında banka veya aracı kurumlara bildirilerek kayıt altına alınabilecek.
Tebliğ uyarınca bildirilen varlıklar için temel vergi oranı yüzde 5 olarak belirlendi. Ancak, bu varlıkların Türkiye'de belirli sürelerle tutulması taahhüdünde bulunulması durumunda vergi oranlarında önemli indirimler uygulanacak. Örneğin, varlıkların en az 5 yıl süreyle Türkiye'de değerlendirilmesi halinde vergi oranı yüzde 0'a inecek. Diğer indirim oranları ise tutulma süresine göre en az 4 yıl için yüzde 1, en az 3 yıl için yüzde 2, en az 2 yıl için yüzde 3 ve en az 1 yıl için yüzde 4 olarak belirlendi. Ayrıca, 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara ek olarak 0,5 puanlık bir artış da söz konusu olacak.
Bu düzenlemelerden tam olarak yararlanabilmek için bildirilen varlıkların süresi içinde Türkiye'ye getirilmesi, ilgili vergilerin zamanında ödenmesi, gerekli kayıtların yasal defterlere işlenmesi ve taahhüt edilen yatırım sürelerine uyulması gerekiyor. Şartların yerine getirilmemesi veya taahhütlerin ihlal edilmesi halinde, elde edilen vergi avantajları ortadan kalkacak ve eksik ödenen vergiler gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek. Defter tutan mükellefler ise bildirilen varlıkları kanuni defterlerine kaydedecek; bilanço esasına göre defter tutan işletmeler, bu tutarlar için pasifte özel bir fon hesabı oluşturacak ve bu fonu iki yıl boyunca işletmeden çekemeyip yalnızca sermayeye ilave için kullanabilecek. Bu düzenlemeler, Hazine ve Maliye Bakanı'nın yürütmesinde olacak.
Kaynak: IGFA
İlk yorumu siz yapın.