Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen bir öğle yemeğinde yaptığı kapsamlı konuşmada, uluslararası güvenlik ve bölgesel istikrar konularındaki Türkiye'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Erdoğan, 70 yılı aşkın süredir NATO bünyesinde güvenliğe yönelik güçlü katkılar sunduklarını belirterek, Türkiye'nin yeni dönemin dinamiklerini en iyi anlayan ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin coğrafi konumunun getirdiği sorumluluklara da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1.800 kilometreyi aşan kara sınırıyla kriz bölgelerine yakınlığına vurgu yaptı. Güçlü ordusu, modern askeri yetenekleri ve gelişmiş savunma sanayisi ile NATO misyonlarında aktif rol aldığını ve barış ile istikrarın korunmasına katkı sağladığını dile getirdi. Yaklaşan NATO Zirvesi'nin, müttefikler arasındaki tecrübe paylaşımı açısından önemli bir platform olacağını ve zirveye uluslararası kamuoyundan da yoğun ilgi gösterildiğini sözlerine ekledi.
Konuşmasının önemli bir bölümünü Filistin meselesine ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'daki mevcut gerilimlerin temelinde Filistin sorununun yattığını belirtti. İsrail'in işgal politikaları ve toprak gaspları sona ermediği sürece bölgede kalıcı barışın mümkün olmayacağını ifade eden Erdoğan, "Kalıcı barışa giden yolun kapısı iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır," dedi. Bu bağlamda, parlamenterlerin temel insan haklarının korunması ve gelecek nesiller için huzur, refah ve barışın tesis edilmesi yönündeki beklentileri karşılama sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.
Erdoğan, Türkiye'nin tarihi, toplumsal yapısı ve jeostratejik konumu sayesinde Avrupa, Asya, Balkanlar ve Afrika arasında güçlü bir iletişim ağı kurabilen önemli bir aktör olduğunu kaydetti. Bu potansiyeli bölgesel ve küresel barış için kullanma arzusunu dile getiren Cumhurbaşkanı, Rusya-Ukrayna savaşı gibi güncel krizlerin de diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine ve önümüzdeki dönemde bu konuda somut sonuçlar alınmasının önemine dikkat çekti. Konuşmasının sonunda, NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesi temennisinde bulunarak, emeği geçenlere teşekkür etti ve müttefik ülke parlamentoları arasındaki iş birliğinin daha da güçlenmesini diledi.


Kaynak: IGFA
İlk yorumu siz yapın.