Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 16 Nisan 2026 tarihli kararıyla jeotermal enerji santrallerinin hibrit (çoklu kaynaklı) santral başvuruları için 100 MW kurulu güç tahsis etti.
Başvurular 30 Haziran 2026 tarihine kadar devam ederken, sektör temsilcileri ayrılan bu kapasitenin jeotermal enerji sektörünün gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu dile getiriyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin mevcut 1.800 MW seviyesindeki jeotermal kaynaklı elektrik kurulu gücü göz önüne alındığında, 100 MW'lık hibrit kapasite tahsisinin toplam gücün yalnızca yüzde 5,5'ine denk geldiğini vurguladı.
Kındap, jeotermal santrallerin yenilenebilir enerji kaynakları içinde kesintisiz enerji (baz yük) üretebilen tek kaynak olduğuna dikkat çekti.
Bu santrallerin, yüzde 80'in üzerinde kapasite faktörüyle çalışırken ürettikleri elektriğin ortalama yüzde 20-25'ini kendi operasyonel ihtiyaçları için tükettiğini belirtti.
YEKDEM süresini tamamlayarak sistemden çıkacak jeotermal santrallerin mevcut tahsis için başvurabildiği bilgisini veren Kındap, 2025 yılı sonunda bu santrallerin kurulu gücünün 620 MW'a ulaştığını ve 2026 sonunda ise 833 MW'a yükseleceğini öngördüklerini söyledi.
Bu rakamların, mevcut 100 MW'lık kapasitenin ne kadar yetersiz olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Kındap, yatırımcıların, mevcut kurulu güçlerinin en az yüzde 20'sine karşılık gelen güneş veya rüzgâr enerjisine dayalı hibrit kapasite tahsisi beklediğini sözlerine ekledi.
EPDK'nın hibrit kapasite tahsis sürecinde santrallerin kapasite faktörlerini esas alacak olması da bir diğer önemli konu başlığı.
Kındap, farklı rezervuar sahalarında çalışan jeotermal santrallerin kapasite faktörlerinin doğal olarak değişkenlik gösterdiğini belirtti.
Bu durumun, kendi tüketimi yüksek olmasına rağmen kapasite faktörü nispeten düşük kalan bazı santrallerin bu tahsisten faydalanmasını zorlaştırabileceği endişesini taşıdıklarını dile getirdi.
Ayrıca, her bir jeotermal santral için azami 10 MW hibrit kapasite sınırı getirildiğini hatırlatan Kındap, 16 Nisan 2026 tarihinden önce hibrit santral başvurusu yapan yatırımcıların da mevcut tahsis kapsamında değerlendirileceğini sözlerine ekledi.
Jeotermal enerji sektörünün talebinin, mevcut 1.800 MW'lık kurulu gücün yaklaşık yüzde 20'sine denk gelen 360 MW hibrit kapasite tahsisi yönünde olduğunu kaydeden Kındap, böyle bir düzenlemenin sektöre olan yatırım iştahını önemli ölçüde artıracağını belirtti.
Türkiye'de güneş enerjisi kurulu gücünün 27 bin MW, rüzgâr enerjisi kurulu gücünün ise 16 bin MW'a ulaştığına dikkat çeken Kındap, sektörün talebinin hem makul hem de uygulanabilir bir düzeyde olduğunu savundu.
Kaynak: IGF Haber
İlk yorumu siz yapın.