Birleşmiş Milletler'de (BM) düzenlenen toplantıda, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) tarafından hazırlanan 2025 Yıllık Raporu ve Öncül Maddeler Raporu, üye ülke temsilcilerine sunuldu.
INCB Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, raporları takdim ederek uluslararası iş birliğinin narkotik ilaçlar ve psikotrop maddeler için uygulanan küresel tahmin ve değerlendirme sistemindeki önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Atasoy, yasal olarak üretilen kontrollü maddelerin yasa dışı yollara aktarılma oranının son derece düşük olduğunu belirtti.
Ancak bu olumlu tabloya rağmen, tıbbi amaçlı ilaçlara erişimde küresel çapta önemli eşitsizliklerin devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin işleyişini değerlendiren INCB Yıllık Raporu, uyuşturucu kontrolündeki güncel gelişmeleri ve üç temel uyuşturucu kontrol sözleşmesi çerçevesinde yürütülen uluslararası iş birliğini kapsamlı bir şekilde inceliyor.
Prof. Dr. Atasoy, özellikle yasal olarak üretilen kontrollü maddelerin saptırılma oranının düşüklüğünü, uluslararası iş birliğinin önemli bir başarı öyküsü olarak nitelediği küresel tahmin ve değerlendirme sisteminin somut bir kanıtı olarak gösterdi.
Raporda öne çıkan önemli başlıklardan biri, morfin gibi ağrı tedavisi ve palyatif bakımda kritik rol oynayan ilaçlara erişimdeki küresel dengesizlikler oldu.
Prof. Dr. Atasoy, morfinin küresel tüketiminin yüzde 86'sının Avrupa ve Kuzey Amerika'da yoğunlaştığına dikkat çekti.
Dünya nüfusunun yüzde 82'sini oluşturan ve büyük ölçüde düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan kesimin, 2024 yılında küresel morfin tüketiminin yalnızca yüzde 14'ünü alabildiğini belirtti.
Benzer şekilde, nörolojik ve ruh sağlığı bozukluklarının tedavisinde kullanılan psikotropik maddelerin kullanımında da önemli bölgesel farklılıklar tespit edildi.
Prof. Dr. Atasoy, insani acil durumlar da dahil olmak üzere ilaçlara erişilebilirliğin artırılması için uygun fiyatlılığı da içeren bütünc güçlü bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

INCB'nin öncül madde kontrolü ve Tehlikeli Maddelerin Küresel Düzeyde Hızlı Engellenmesi (GRIDS) programlarının, fentaniller ve nitazenler gibi yüksek etkili sentetik uyuşturucuların yasadışı üretim ve kaçakçılığını önlemede hükümetlere sağladığı desteğin de altı çizildi.
Eğitim ve teknolojik araçlar aracılığıyla bu programların etkinliğinin artırıldığı ifade edildi.
Prof. Dr. Atasoy, 2025 yılı itibarıyla, INCB IONICS araçları üzerinden 3 milyondan fazla kaçakçılık sinyalini içeren 125 binden fazla istihbarat bilgisinin gerçek zamanlı olarak paylaşıldığını bildirdi.
Mart 2025'te yaşanan bir gelişmeyi örnek veren Atasoy, "INCB PEN Online platformunun kullanımı sayesinde, potansiyel olarak 1,6 milyar ölümcül doz fentanil üretimine yetecek miktarda olan üç ton 1-boc-4-piperidon adlı fentanil öncülünün yasa dışı yollara kayması engellenmiştir" dedi. 2025 Öncül Maddeler Raporu'nun, dünyadaki öncül madde durumuna dair güncel bilgileri ve yasadışı uyuşturucu üretiminde kullanılan kimyasallar, malzemeler ve ekipmanlara ilişkin 1988 Sözleşmesi'nin ilgili maddelerinin uygulanmasına yönelik alınan tedbirleri sunduğunu sözlerine ekledi.
Her iki raporun da uluslararası uyuşturucu kontrolüne yönelik dengeli bir yaklaşım için öneriler sunduğunu belirten Prof. Dr. Atasoy, sözleşmelerin tedbirlerin seçiminde esneklik sağladığını ifade etti.
Bununla birlikte, ulusal sistemlerin narkotik ilaçlar ve psikotrop maddelerin kullanımını yalnızca tıbbi ve bilimsel amaçlarla sınırlaması, uygulama tedbirlerinde ise orantılılık, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: IGF Haber
İlk yorumu siz yapın.