Trump’ın "Anti-Siyasileşme Fonu" Üzerindeki Hukuki Mücadele Sürüyor

Donald Trump yönetiminin kurmayı planladığı 1,776 milyar dolarlık "anti-siyasileşme fonu" (anti-weaponization fund), Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) projeyi yürürlüğe koymayacağını açıklamasına rağmen federal mahkemelerde ciddi bir hukuki tartışma konusu olmaya devam ediyor. Kongre ve yargı kanadından gelen tepkiler üzerine fonun geleceği belirsizliğini korurken, taraflar arasındaki yasal süreçler derinleşiyor.
Trump’ın "Anti-Siyasileşme Fonu" Üzerindeki Hukuki Mücadele Sürüyor

Adalet Bakanlığı Geri Adım Attı Ancak Davalar Sürüyor

Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche, 2 Haziran'da Kongre’de düzenlenen bir oturumda, bakanlığın haklarını savunmaya ve süren davalarda pozisyonunu korumaya devam edeceğini ancak söz konusu fonu hayata geçirmeyeceklerini ifade etti. 5 Haziran’da Virginia Federal Mahkemesi’ne sunulan savunmada da bakanlık avukatları, fon kapsamında somut bir adım atılmadığını belirterek, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını uzatmaması gerektiğini savundu.

Söz konusu fon, aralarında 6 Ocak Kongre baskını soruşturmalarında görev almış eski bir federal savcının da bulunduğu bir heyet tarafından dava edilmişti. Davacılar, fonun yalnızca Demokrat yönetimlerin mağduru olduğunu iddia eden kişilere yönelik tasarlandığını ve bu durumun kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal ettiğini öne sürüyor. Adalet Bakanlığı ise fonun partiler üstü olduğunu savunsa da mahkeme belgelerinde hedef kitle olarak "Demokrat seçilmiş yetkililerin" mağdur ettiği iddia edilen kişilerin işaret edilmesi tartışmaları büyüttü.

Kongre ve Siyasi Kanattan Sert Tepkiler

Fonun bütçe tasarrufları ve yasal çerçevesi, Kongre bünyesinde de iki partili bir muhalefetle karşılaştı. Demokrat Senatör Cory Booker ve Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, mahkemeye sundukları ortak metinde, bu girişimin Kongre’yi baypas etmeye yönelik hukuk dışı bir hamle olduğunu belirtti. Senatörler, fonun duyurulmasından kısa bir süre sonra 6 Ocak olaylarına karışan sanıkların pay almak için sıraya girdiğini vurgulayarak durumu "anayasal demokrasiye yönelik bir tehdit" olarak nitelendirdi.

Başkan Donald Trump ise Oval Ofis’te basın mensuplarına yaptığı açıklamada fonun tamamen iptal edilip edilmediği konusunda kesin bir bilgisinin olmadığını, konuyu avukatlarına danışması gerektiğini ifade etti. Trump, süreçle ilgili olarak, "Bence anti-siyasileşme fonu çok güzel bir düşünceydi" diyerek projeyi geçmiş zaman kipiyle değerlendirdi.

Fonun Kaynağı ve Diğer Hukuki Engeller

Tartışmalı fonun kökeni, Donald Trump ve oğullarının, vergi beyannamelerinin sızdırıldığı gerekçesiyle Gelir İdaresi’ne (IRS) açtığı 10 milyar dolarlık tazminat davasının uzlaşma metnine dayanıyor. Yapılan anlaşma uyarınca hükümetin bu fonu kurması ve Trump ailesini geçmiş vergi yükümlülüklerinden muaf tutması öngörülmüştü. Ancak bu uzlaşma, hükümet denetçilerinin ve kamuoyunun büyük tepkisini çekti.

Fon aleyhine açılan diğer davalar ise şu şekildedir:

  • Kongre Polisi: Washington DC Federal Mahkemesi'nde dava açan emniyet mensupları, fonun kendilerine yönelik tehdit ve tacizleri artırabileceğini savunuyor.

  • Eski Yargıçlar: 35 eski federal yargıç, davanın kapatıldığı Miami’deki federal mahkemeye başvurarak sürecin yeniden açılmasını talep etti. Yargıçlar, benzer vergi davalarında hükümetin gösterdiği katı tutumun Trump lehine esnetilmesinin usulsüz olduğunu belirtiyor.

Miami’deki mahkeme, Trump’ın Adalet Bakanlığı ile usulsüz iş birliği yaptığı iddialarına karşı 12 Haziran’a kadar savunma yapmasını talep etti. Aynı gün Virginia’daki mahkemede de fonun hukuken uzun süreli olarak engellenip engellenmeyeceğine dair kritik bir duruşma gerçekleştirilecek.

Etiketler
#dünya #başkantrump #abd #adaletbakanlığı

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.